Aşkla Dokun Hayata...

Tekrarı yoktur bazı şeylerin; hayat gibi, aşk gibi, ölüm gibi...

Aşkla Dokun Hayata

Ş airin “Her ne var ise âlemde, aşk imiş.” dediği gibi…
Evladının saçını elleriyle taradığında, bir anne baba…
Uyuyan torununu uyandırmaktan çekinerek alnına öpücük kondurduğunda, bir dede…
Badi badi yürümeye başlayan torunu ilk kez elini öpüp acemice başına koymaya çalıştığında, bir nine…
Günlerdir hangi kelimeleri söyleyeceğini kendi kendine tekrarladığı halde sevdiği kızı karşısında görünce kekelemeye başlayınca, bir genç adam…
Sevdiği çocuğun adı aklına her geldiğinde gözbebeklerinde kelebekler kanatlanmaya başlayınca, bir genç kız…
“Bir ömür boyunca iyi günde ve kötü günde, hastalıkta ve sağlıkta” diyerek birbirine söz verdiğinde, iki insan…
Gecesini gündüze çevirip çalışarak aldığı diplomasını ailesine gururla gösterdiğinde, bir öğrenci…
Günlerce haftalarca uğraşıp alın terini akıtarak ortaya çıkardığı ürüne kendi evladıymış gibi gülümseyen gözlerle baktığında, bir işçi…
Etrafındaki kimse ona inanmazken kendisine inanmaktan vazgeçmeyip de zorlukların altından sapasağlam kalktığında, iş adamı…
Ve her derdin bir dermanı olduğuna inanıp da dilinden “Yalnızca O’na güvenir ve O’na sığınırım” duasını düşürmeden imanını diri tuttuğunda, bir mümin…
“Aşkla Dokunur Hayata!”
Aşk, insanoğlunun kalbinde hala şarkılarını söylemeye devam ediyor.
Siz de aşkla dokunun hayata…